|
SON DAKİKA
Tatvan'da Kış Manzaraları Sunumu
Kürtçe Kitaplara Yoğun İlgi Gösteriliyor
Düşen Kayalar Vatandaşı Korkutuyor
Maşuk Ustadan Tuzda Tavuk Yemeği
Tarihten Geleceğe: Bir Bitlis Projesi
Azmi Gündoğdu gundogdu@bitlishaber.net
TARİHTEN GELECEĞE: BİR BİTLİS PROJESİ Tilkitepe ise muhtemelen çanak çömlek yapımının başladığı ilk yerlerden biridir. Tilkitepenin bu alanda Çayönünden daha önde olduğu, yani seramik eşya üretim çağına (Kalkolitik Dönem) daha önce geçtiği anlaşılmaktadır. Bu bilimsel iddianın kanıtı da Tilkitepede üretildiği kesin olarak tespit edilen ve Çayönü kazılarında bulunan çanak çömleklerdir. Bundan ne çıkar diyeceksiniz, hemen söyleyeyim: Birincisi, bu bölge yeryüzünde topluluklar arası ticaretin başladığı ilk yerdir. İkincisi, bu ticaret yolu üzerinde bulunan Bitlis tarihteki en eski transit ticaret merkezidir. Tilkitepede üretilen çanak çömlekler, o dönemin gözüpek ve gözüaçık ilk tüccarları tarafından muhtemelen Çayönünde üretilen dokuma ürünleri ile değiş tokuş (trampa) edilmek üzere at, eşek ve katırların sırtına yüklenerek yola çıkarılmıştır.Çayönü tüccarlarının dokuma ürünlerini (giysi,kilim v.b) çanak çömlek ile değiştirmek amacıyla aynı yolu izleyerek Tilkitepeye gittikleri de söylenebilir doğal olarak.Belki de Tilkitepe ile Çayönü arasındaki yolun ortası sayılabilecek ve bu iki yer arasında en uygun geçiş yolu olan Bitlisin bugünkü yerinde veya yakınında adı bilinmeyen başka bir neolitik yerleşmenin tüccarları bu değiş tokuş işini yapmış olabilir.Tarih boyunca Bitlislilerin en iyi bildiği iş de zaten ticaret değil midir? Söz buraya gelmişken, ortada bilimsel bir bulgu olmamakla birlikte bir öngörümü paylaşmak istiyorum: Bir Doğu Anadolu haritasına dikkatle bakıldığında ve o dönemin koşulları, ulaşım imkânları göz önüne alındığında bu ticaretin kesinlikle Bitlis Vadisinden geçilerek; ya Bitlisin en eski yerlileri aracılığı ile yapıldığını, ya da Tilkitepeli ve Çayönülü tüccarların karşılıklı seferleri ile yapıldığını söyleyebiliriz. Kuşkusuz olan tek gerçek vardır, o da Bitlisin yeryüzündeki en eski transit ticaret yolu veya merkezi oluşudur.Tilkitepe ile Çayönü arasındaki ticaret Bitlisin bulunduğu vadiden geçilerek yapıldığına göre, o dönemlerde Bitlis yakınlarında ya Tilkitepe ve Çayönü kadar eski bir yerleşme merkezi bulunmaktadır ya da ticaretin başlamasından sonra Bitlis Vadisinin tarıma elverişli yerlerinde benzer ihtiyaç mallarının üretildiği bir yerleşim merkezi kurulmuş olmalıdır. Bu kadar uzun mesafeli ticaret yolları üzerinde ara konaklama merkezlerinin kurulmuş olması kaçınılmaz bir zorunluluktur. Kanımca Bitlis bilinen tarihinden çok önce kurulmuş ve kuruluş nedeni de coğrafi konumundan kaynaklanan bu sosyo-ekonomik gelişmeler olmuştur. Sözü nereye getireceğim sanırım artık anlaşılmıştır. Dideban Tüneli ve Bitlis Çevre Yolu Bitlisimizin Kurtuluş Günü olan 8 Ağustos 1916nın 94.yıldönümü törenlerinin arkasından hizmete gireceğini sevinerek öğrendiğimiz Dideban Tüneli ve çevre yolunun sevincimizi kursağımızda bırakmaması için belirli bir takım önlemlerin alınmış olması gerekli ve zorunludur. Pek çok hemşerimizin de kaygı duyarak ifade ettiği gibi, Dideban Tüneli ve çevre yolu Diyarbakır-Van yönünde ulaşımı kolaylaştırırken, Bitlis kentini de tam anlamıyla bypass etmektedir. Buna bağlı olarak Bitlis kent içi trafiği rahatlayacak ancak gerekli önlemeler alınmazsa tarihsel kentimiz en az dokuz bin yıllık transit merkezi olma özelliğini yitirecek, Bitlis gözlerden ırak bir saklı kent durumunu alacaktır. Diyarbakır-Van yönünde karşılıklı gidip gelen araçların ve yolcularının belirli ihtiyaçlarını Bitlisde karşıladıkları ve her yıl binlerce kişinin bu geçiş sırasında Bitlisi görüp tanıdıkları bilinmektedir. Çevre yolu ile birlikte bu imkan ortadan kalkacak; yılların ihmali, bakımsızlığı, kötü yapılaşma ve nerdeyse bir kanalizasyona dönüşmekte olan Bitlis Çayı ile zaten ciddi bir kentsel kirlilik yaşayan bir zamanların müze kentinin bu dile getirilmeyen içler acısı durumuna bakıp, ironik bir yaklaşımla iyi ki çevre yolu yapıldı da gelip geçen yabancılar bu halimizi görmeyecekler diye kendimizi teselli mi edeceğiz ? Çevre yolunun hizmete girmesi ile birlikte acil olarak gerekli önlemler alınmazsa Bitlis esnafı büyük bir mağduriyete uğrayacaktır. Elli yıldan beri sürekli göç veren Bitlisin bu önlenemeyen sorunu büyüyerek devam edecek, işsiz sayısı ve yoksulluk artacaktır. Üzülerek söylüyorum ki Bitlis Belediyesinin ve Bitlis Valiliğinin olanakları ile çözümlenmesi oldukça zor olan bu sorun, mutlaka Ankaranın desteğini gerektirecek belirli yatırımlarla çözümlenebilir. Aksi taktirde bypass sonrası gerekli rehabilitasyonun sağlanmadığı her hasta gibi Bitlisin de durumu çok zorlaşır. Peki, bu durumda neler yapılmalıdır, hangi önlemler alınmalıdır? Öncelikle belirtmem gerekir ki bu konuda yapılan veya yapılması düşünülen belki de planlanan çalışmalar hakkında hiçbir bilgim yok dilerim ki halktan ve devletten aldıkları yetki ve sorumluluklarla Bitlisi yönetmekte olan çok değerli seçilmiş ve atanmış yöneticilerimiz kaygılarımızı yersiz kılacak bütün önlemleri almış olsunlar. Benim bu konuda bazı önerilerim var: Bitlise Giriş Kapıları Diyarbakır ve Tatvan yönlerinden Bitlise gelirken çevre yolunun başlamasından birkaç km önce bölgenin fiziksel olarak en uygun olduğu yerlerde Bitlise görkemli iki giriş kapısı yapılmasının hem imaj bakımından hem de belirteceğim işlevleri bakımından çok yararlı olacağını düşünmekteyim.
Rahvadaki Van Gölü Kapısının yeri belirlenirken Yolçatıdaki Bitlis Tren İstasyonunun gelecekte işlevsel biçimde Bitlis Tren Garı olabileceği gözden uzak tutulmamalıdır. Buradan raylı sistemle Bitlis Eren Üniversitesine, belki de kent merkezine kadar bağlanabilecek bir ulaşım hattı planlanmalı ve kapının bu geçiş için de ayrı bölümü düşünülmelidir. Her iki kapı da fiziksel koşullara uygun olarak mümkün olduğu kadar sağlı sollu iki yöne uzatılmalı ve surlu kent imajı yaratılmalıdır. Kapı duvarlarındaki çeşitli kabartmalarla Bitlisin tarihini ve doğasını simgeleyen kale, minareler, kümbetler, medreseler stilize edilmeli, kapıdan girenleri karşılayan, çıkanları uğurlayan figürleri ile Bitlis halkoyunları ekibi canlandırılmalı, kayak sporunu betimleyen sporcu figürlerine yer verilmelidir. Gelelim bu kapı düzenlemelerinin getireceği yararlara ve Bitlise kazandıracaklarına: Her iki kapının biçimsel anlamda Bitlise olumlu bir imaj kazandırmanın ötesinde, kapılardan girişten itibaren çevre yolunun başlayacağı noktaya kadar zamanla ve ihtiyaç duyuldukça genişletilebilecek büyüklükte bir alan oluşturularak; ticari, turistik sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel donatı tesisleri kurulmalı, Bitlislilere iş imkânı yaratılmalıdır. Böylece, Bitlis kent merkezine girmeden çevre yolunu izleyerek yoluna devam edecek olan bütün araçlara ve yolcularına bu alanlarda ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir hizmet sunulmalıdır. Çevre yolu boyunca da ihtiyaca uygun olarak yeni kentsel gelişim alanları planlanmalı, kapılara gelmeden ve çevre yolu üzerinde Bitlis Kapıları düzenlenme alanlarını tanıtan ve yolcuları mola vermeye özendiren panolar konulmalıdır. Kapılardan giriş yapan araçlara ve yolculara çevre yolu çıkışına kadar çok güzel düzenlenmiş olan bu alanda; dinlenme, konaklama, otopark, araç bakım servisi, akaryakıt istasyonu, gezi parkı, çocuk parkı, şehirlerarası yolcu indirme bindirme ve bekleme salonu, Vandakileri aratmayacak ve Bitlis farkı yaratacak zengin çeşitli kahvaltı salonları, büryancı, kebapçı, büfeler, hediyelik eşya ve Bitlis ürünleri satış yerleri, turizm ofisi, çok temiz wc, cafe ve restoran gibi ticari ve kültürel aktivite alanları oluşturulmalıdır. Bitlis Kapıları düzenleme alanındaki tüm hizmet birimlerinde çalışacak personelin turizm eğitimi almış temiz, dürüst, ilkeli ve saygılı davranmalarını sağlayacak, buraya gelip geçen insanlarda güven yaratacak ve tekrar gelme isteği uyandıracak bir yönetim ve ortam oluşturulmalıdır. Bitlis Kapıları düzenleme alanlarında yer alacak olan turizm ofisi en merkezi yerde oluşturulmalı; kolayca algılanacak ve gece ışıklandırılan bir panoda Bitlis kent merkezinde ve ilçelerinde görülmesi ve gezilmesi gereken tarihsel ve doğal güzelliği olan yerler ile konaklama tesisleri Bitlis il haritası üzerinde işaretlenmiş olarak gösterilmelidir. Bitlisin yeryüzünde görülmesi gereken 501 yerden biri olduğu çarpıcı biçimde vurgulanmalı ve Bitlisin tanıtımı en etkili yollarla yapılmalıdır.*Evliya Çelebinin ve Bitlisten gelip geçen ünlü kişilerin Bitlise ilişkin akılda kolay kalabilecek sözleri, Müştak Babanın Bitlis Kasidesi ve Bitlisin tarihçesi Bitlis Kapıları düzenlenme alanlarında uygun biçimde görselleştirilmelidir. Diyarbakır Kapısı düzenlenme alanında, tertemiz akması koşuluyla Bitlis Çayından yararlanılarak bir yapay göl oluşturulabilir. İçinde ördeklerin, kazların, kuğuların yüzdüğü bu gölün çevresinde ise turizm ofisi kahvaltı salonları, cafe ve restoran gibi tesisler planlanmalıdır. Son olarak Önerilerim kimine gerçekçi, kimine hayal ürünü gibi gelebilir. Unutmayalım ki insan eliyle ve emeğiyle gerçekleşen her şey önce hayal edilmiştir. Bitlislinin hayal gücü de, iradesi de, başarma azmi de çok güçlüdür. Bitlisli çok daha güzeline layıktır.İnanıyorum ki belirli ipuçları verdiğim bu Bitlis Projesine Bitlisde ve Bitlis dışında yaşayan hemşerilerimin çok ilginç katkıları olabilir.Yeter ki bu öneriye karar verme ve hayata geçirme konumunda olanlar sıcak bakabilsinler. Azmi GÜNDOĞDU *Bitlisin Dünya çapında görülmesi gereken 501 yerden biri olduğuna ilişkin olarak, BETAV Dergisi, Sayı: 15 (2008 Yılı) sayfa:64-66da yer alan Bir Kitap ve Bitlis adlı yazıma bakabilirsiniz. Bu yazıda sözü edilen kitap 501 Must - Vısıt Destınatıons adını taşımaktadır.
Bu makale 2065 kez okundu Yükleniyor...
|
|