|
SON DAKİKA
Tatvan'da Kış Manzaraları Sunumu
Kürtçe Kitaplara Yoğun İlgi Gösteriliyor
Düşen Kayalar Vatandaşı Korkutuyor
Maşuk Ustadan Tuzda Tavuk Yemeği
SİYASETİN GERÇEK YÜZÜ
Şerif Kızıltaş serifkiziltas@bitlishaber.net
SİYASETİN GERÇEK YÜZÜ
Siyaset yerinde ve mecrasında yapılmayınca gerçekten çirkef hale geliyor, getiriliyor. Vatandaş sandıkta üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyince siyaset kurumu gerçekten laçka hale geliyor. Siyasetçi de üzerine düşen sorumluluğun hakkını taşımayınca zemin toz dumandan geçilmiyor. Bürokrasi asıl faaliyet alanını bırakıp siyasete meyledince ortam geriliyor ve hakeza. Herkes, her kurum asli vazifelerini yapmak üzere görevinin başına dönmeli ki toplumsal memnuniyet sağlanabilsin.
Seçime birkaç gün kala ülkemizdeki siyasi gelişmeleri yakından ve endişe ile izlemekteyiz. Bizleri endişeye sevkeden nedenlerin başında siyasi aktörlerin, halkımızı oyuncak gibi kullanma arzuları. En başta etnik milliyetçilik kavramını kendilerine perde yaparak ülkeyi kaotik ortama çekmek isteyen ideolojik ve terörizm düşünce yapısına sahip gruplar. Diğer taraftan ülkeye gerçekten reformik düzenlemeler yapmak sureti ile belli bir hizmet standardı sunan ama bunu halka izah etmede zorlanan iktidar partisi. Öteki uçta da havadaki buluttan nemalanırım diyen, yalan rüzgarlarına kapılan ana muhalefet yanlıları. Geride kalanlar ise zaten söz hakları olmayacağını düşünmelerinden dolayı ciddi bir çalışmaya gerek duymayan gruplar.
BDP bağımsız adayları halkımızın hislerine hitap eden ırk ve milliyet kavramlarını ajitasyon yaparak çok güzel kullanıyorlar. Ergenekon’un ve derin devletin bu coğrafyada yıllardan beri sergilediği zulüm politikalarını kullanarak popülaritelerini artırmak için çok güçlü argümanlar kullanıyorlar. Faili meçhul cinayetler, hapisler, köy ve mezra tahliyeleri, vb. araçları, insanların geçmiş acılarının dışa vurumu olarak değerlendirmek isteyen BDP bunda başarılı da oluyor. Ancak gözden kaçırdığı noktalar da var. Bu coğrafyada Ergenekon ve derin devlet işbirliğinin verdiği zarar kadar, köy basan, minübüs tarayan, öğretmen şehit eden, esnafa kepenk kapattıran, yol, su hizmeti için çalışan kamu araçlarını yakıp, çalışanları şehit eden veya kaçıran bir zihniyetin varlığını bu halk unutmaz, unutamaz. BDP bu zihniyetin devamı olduğunu her ortamda dile getirirken bunu yok saymak, göz ardı etmek mümkün değildir. Her ortamda kendilerine prim sağladıklarını düşündükleri ama aslında milletin kin ve nefretini kazandıkları yol kesme, taş atma, molotof kokteyli ile çevreye zarar verme gibi eylemlere devam ettikleri sürece kendi bindikleri dalı keseceklerini bilmeliler. Bağırmak, çağırmak, sağa sola hücum etmek, insanların huzurunu kaçırmak geçici olarak kabul görse bile uzun vadede hiçbir coğrafyada kabul görmemiştir görmeyecektir de. Gençleri ve çocukları kendi siyasi çıkar ve menfaatleri uğruna kullanmaktan çekinmeyen, bunların geleceklerini sabote eden, psikolojilerini bozup topluma zararlı birer fert haline dönüştürmekten vazgeçip, gelecekte vatanına ve milletine hizmet için çalışmayı vazife olarak kabul edecek, bunun için gerekli eğitimi ve donanımı elde edecek bireyler olarak yönlendirmeyi tercih etmelidirler. Yoksa bu gençler, gelecek zaman diliminde eski ülkücülerin dediği gibi “bizleri kullandılar, boş yere gençliğimizi, geleceğimizi kararttık” söylemlerini pişmanlık ve mahcubiyet duyguları içerisinde söylemiş olacaklardır. Ancak bunu yapmak içinse BDP’nin ilk önce buna kendisinin inanması ve uygulaması gerekmektedir. Bu da şimdilik çok zor gözükmektedir.
AKP siyasetçileri de başta Sayın Başbakanımız önderliğinde 9 yıllık iktidar sürecinde bu bölge ve ülkede yaptıkları hizmeti somut delil ve örneklerle anlatmalıdırlar. Sağlık sektöründeki uygulamaları, eğitim alanında yapılan yatırımları, ulaşımdaki harikulade çalışmaları, kişi hak ve özgürlükler noktasında atılan adımları halka net bir şekilde ifade etmeleri gerekmektedir. Bu alt yapı çalışmalarının yanı sıra din ve inanç hürriyeti noktasındaki gelişmeler de izah edilmeli. Kangren haline getirilmiş olan başörtüsü sorununa geçici olarak çözüm bulunsa bile asıl çözümün seçim sonrasındaki yeni anayasa ile düzenleneceğini net bir şekilde izah etmelidirler. Ve asıl sorun olarak herkesin istismar ettiği Kürt sorunu ile ilgili talep ve düzenlemelerin yeni anayasada netliğe kavuşturulacağını anlatmalıdırlar. Bu bölgede, bu coğrafyada AKP iktidarı ile halkımıza İade-i Kimlik, İade-i İtibar, İade-i Şeref, İade-i Haysiyet, İade-i Onur, İade-i Namus yapılmıştır. Belki iddialı bir cümle olarak değerlendirilebilir. Ama gerçekler ortadadır. Bazı kesimler bedel ödeyerek bu hakları elde ettik dese bile unutulmaması gereken unsur şu AKP iktidarının kuruluş felsefesinin temelinde yatan gerekçelerle bu iyileştirici düzenlemeler yapılmıştır. Devletin kötü yüzü gösterilen bölge halkı, geçmişteki zulüm ve şiddetin kaldırılmasında AKP nin ısrarlı politikaları neticesinde devletin iyi yüzü ile muhatap olduğunu unutmamalıdır. Bence AKP siyasetçileri bu argümanlar üzerinden siyasetlerini devam ettirebilirse halkın anlayışına yaklaşabileceklerdir. Yoksa AKP’nin bazı konulardaki yanlış uygulamaları nedeniyle haklı eleştirilere yanıt bulmakta zorlanabilirler. Birkaç cümlede bürokrasi için söyleyip yazımı noktalamak istiyorum. Bu gergin ortamda herkes temsil ettiği kurumun değerlerini ve toplumun hassasiyetini göz önünde bulundurmak zorundadır. Bürokratik yöneticiler basiretli olmak ve gereken hassasiyeti göstermek zorundadır. Yoksa halkın veya belirli bir kitlenin tepkisini alıp, maksadın aksi ile muamele görebilirler. Siz, ne kadar da bu niyetim yoktu ve onun için yapmadım deyin, bunu izah edemez ve makamınızı ve devletin şefkatli yüzünü zan altında bırakırsınız. O yüzden azami hassasiyet göstermek gerekir.
Son cümle siyasilere “Kendi kişisel emelleriniz için bu ülkenin gençliğini, çocuklarını siyasi düşünce ve eylemlerin içine çekmeyin. Halkın değerleri ile oynamayın ve sadece kendinizi ifade edin, yeter. Partizanca, faşizanca söylemler, ötekileştirmeler uzun vadede milletin geleceğini baltalamaktır. Dikkat edin, aynı gemideyiz…” Vatan ve millet için her şeyde olduğu gibi siyasi tercihlerde de HAYIRLISI OLSUN dileği ile…
Bu makale 2065 kez okundu Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|
|