Bugün: 18 Mayıs 2012 Cuma
Anasayfam Yap Favorilere Ekle Künye
Yeni Üyelik Üye Girişi
  • Ana Sayfa
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Seri İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Tüm Yazarlar
  • İletişim
  • SON DAKİKA
    Tatvan'da Kış Manzaraları Sunumu
    Kürtçe Kitaplara Yoğun İlgi Gösteriliyor
    Düşen Kayalar Vatandaşı Korkutuyor
    Maşuk Ustadan Tuzda Tavuk Yemeği

    Bitlisli bir avcı Şerif Kızıltaş ile sizler için kısa bir söyleşide bulunduk

    15 Kasım 2011, 19:55
    12
    14
    16
    18
    Bitlisli bir avcı Şerif Kızıltaş ile sizler için kısa bir söyleşide bulunduk.
    Aynı zamanda bir Akademisyen olan bu Avcı İlimizin ve Bölgemizin Av sporuyla ilgili genel durumunu değerlendirecek.

    Bitlistespor.com : Sayın Kızıltaş öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

    Şerif Kızıltaş : 1977 Bitlis doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Bitlis’te tamamladım. 1995’te Atatürk Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nü kazanarak yüksek öğrenimime başladım. 2000 yılında Atatürk Üniversitesi Narman Meslek Yüksekokulu Sosyal Programlar bölümünün açtığı sınavı kazanarak araştırma görevlisi olarak göreve başladım. Yüksek lisans eğitimimi Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetim ve Organizasyon Anabilim dalında 2003 te tamamladım. Halen aynı enstitüde Üretim Yönetimi ve Pazarlama Anabilim dalında doktora eğitimimi devam ettirmekteyim. Kısa adı SAYHAD olan Sürdürülebilir Av Yaban Hayatı Derneği ve sanal bir platform olan Türkiye Avcıları Grubu üyeliğim devam etmektedir. Türkiye Avcıları grubu tarafından hazırlanan “Bu da Bizim Sevdamız” isimli antolojik kitapta “Bitlis’te Keklik Kültürü ve Kafes Avcılığı” isimli yazım yayınlandı ve bu yazı daha sonra Bitlis Bülteninde de yayınlandı. Bu yıl sürdürülebilir bir yaban hayatında aktif rol almak için Fahri Av Müfettişliğine başvurumu yapacağım.



    Bitlistespor.com : Sayın Kızıltaş av sporuna merakınız nereden gelmektedir? Bu spora olan ilginizin özel bir sebebi var mıdır?

    Şerif Kızıltaş : Av sporuna olan merakım babamdan gelmektedir. Küçüklüğümüzden itibaren babamın ava hazırlanışı, gidişi, dönüşü hep bir seramoni gibi belleğimizde yer ettiği için özel bir ilgi oluşmaya başladı. Özellikle babamın fişek dolusu hazırlaması tam bir seramoniyi andırırdı. Av malzemelerini özene bezene hazırlar ve belirli bir sırayı takip ederek tam bir itina ile fişeklerini hazırlardı. Sonra av tüfeklerini kontrol eder, temizleyip yağlar ve ava hazır hale getirirdi. Kardeşlerimle beraber pürdikkat kesilir ve işlemleri hayranlıkla izlerdik. İlkokulda babamla beraber ilk defa ava gitmemle birlikte silahlara ve ava karşı vazgeçilmez bir tutku oluştu. Av dönüşlerinde ufak bir istirahatten sonra av maceralarını dinlemeye doyamazdık. Avda avladıklarını ortaya koyar ve üzerine yorumlar yapardı. Sanki avda berabermişçesine bir heyecan kaplardı bizi. Böylesine geçirdiğimiz bir çocukluk dönemi içimize avcılık ateşini düşürdü. Evde beslediğimiz kekliklerle de ayrılmaz bir bütünlük vardı. Onlarla yatar, onlarla kalkardık. Yaşımız büyüdükçe babamla birlikte daha sık ava gitmeye başladık. Üniversiteyi bitirmemle birlikte bir aile dostumuzun hediye ettiği süper poze av tüfeği ile kendi başıma ava gitmeye başladım. Av sezonlarında limitlere uymak suretiyle her hafta ava gitmekteyim.

    Bitlistespor.com : Avcılık tarihi ile ilgili bizlere neler söylemek istersiniz?    

    Şerif Kızıltaş : Avcılığın insanlık tarihi ile birlikte başladığını çeşitli kaynaklardan öğrenmekteyiz. İnsanlar yerleşik hayata geçmezden evvel yaşamını avlanarak geçirmekteydi. Bireysel ve grup halinde av yapılır ve avlanan av hayvanları paylaşılarak yaşam devam ettirilmekteydi. İlkel silahlar olarak sivri taşlar, sivri uçlu ağaç dalları kullanılmaktaydı. Sonraları avlanmak için çeşitli silahlar geliştirildiğini, ava gitmenin daha düzenli bir şekilde yapıldığını görmekteyiz. Ok, mızrak, tuzak gibi av araçlarının geliştirilmesi ile daha güzel ve büyük avlar yapılmaya başlanmıştır. Önceleri geçim için avcılık yapılırken artık burjuvazinin yaptığı bir spor haline gelmiştir. Padişahların, hükümdarların, devlet başkanlarının, zenginlerin yaygın olarak tercih ettiği bir spor olarak zihinlerde yer etmiştir. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu hükümdarları av için köşkler inşa ettirmişler ve belirli dönemlerde on binlerce kişinin katılımı ile büyük sürek avları gerçekleştirmişlerdir. Ateşli silahlarında avlarda kullanılması ile avcılık daha farklı bir anlam kazanmıştır. Tabiri caizse tüfek icad oldu, mertlik bozuldu. Bohçacılar diye tabir ettiğimiz eli tüfekli insanlar avlara yaşam hakkı tanımaz hale gelmişlerdir. Bu da av kültürünün bozulmasının nedenleri arasında yer alır.

    Halbuki avcı denilince çevreye karşı duyarlı, avına, avlağına ve avcı arkadaşına saygılı, kanunlara harfiyen uyan, avcılık kurallarına ve etiğine dikkat eden, bilinçli insanlar akla gelmelidir. Bunları yapmıyorsa zaten avcı tanımına uymayan bir bohçacıdan başkası değildir. Avcı yaban hayatının vazgeçilmez parçası ve gönüllü koruyucusudur.

    Bitlistespor.com : Nasıl yani sizin ifade ettiğiniz şekilde avcıların yaban hayatına katkıları bu kadar mı önemli? Kamuoyunda avcılar çok farklı lanse ediliyor. Yani avcıların imajı toplumda çok da iyi görünmüyor.

    Şerif Kızıltaş : Tabi ki yaban hayatını üçlü saçayağına benzetebiliriz. Birisini devlet, birisini avcılar diğerini de av hayvanları ve doğal yaşam oluşturmaktadır. Devlet burada dengeleyici unsur olarak görev yapmaktadır. Maalesef bu görevini yaparken de avcıların aleyhine düzenlemeler yaparak yaban hayatına olan katkıları sınırlamaktadırlar. Avcılar ise bir yandan yaban hayatından gerekli şekilde yararlanmakta diğer yandan da yaban hayatının sürekliliği için çaba göstermektedirler. Bu süreç devam ederken tabi ki eline her tüfek alanı avcı olarak nitelendirmek mümkün değildir. Son zamanlarda bu tür insanlar için “ Bohçacı” tabiri kullanılmaya başlanmıştır. Ve bu bohçacılar yüzünden avcılık camiası haksız eleştirilere maruz kalmaktadır. Bunlar herhangi bir av kültürüne sahip olmayan, yarı otomatik av tüfeklerine 8 adet fişeği yerleştirip bir av kuşuna 8’ini de sıkan ve limitlere uymayan bir insan grubudur. Dolayısıyla bunlar yüzünden avcılık camiası haksız eleştirilerle değerlendirilmektedir. Yakınlarda kaybettiğimiz ve rahmetle andığımız duayen gazeteci ve avcı Ufuk Güldemir beyin kurmuş olduğu Yaban Tv ile avcılar kendilerini bir parça da olsa ifade etme imkanına kavuşmuşlardır.



    Bitlistespor.com : İnsanın yaradılışından günümüze daha doğrusu bütün canlı aleminin böyle bir olgu içerisinde olduğu görülmektedir.Sizce bunun sebebi Eko dengeyle ilgili midir? Bize kısaca bahseder misiniz?

    Şerif Kızıltaş : Öncelikle Yaradan’ımız öyle mükemmel bir sistem inşa etmiştir ki hayran olmamak elde değildir. Özellikle yaban hayatında bunu mükemmel bir şekilde görmekteyiz. Her şey bir denge unsuru içerisinde varlığını devam ettirmektedir. İnsanın müdahale ettiği her ortamda bir bozulma, aksama meydana getirdiğini söyleyebiliriz. Yaban hayatı açısından ele alırsak, güçlülerin güçsüzler üzerinde bir hakimiyet kurduklarını görmekteyiz. Aslan ceylanı, kurt kuzuyu, tilki tavuğu, kartal fareyi, büyük balık küçük balığı avlayarak yaşamını devam ettirmektedir. Belgesellerden de izlediğimiz şekliyle avlanma güdüsünün karşılanması ile kainatta denge sağlanmış olur. Leş yiyen yırtıcı hayvanlar çevrenin temizliğine katkı sağlarlar. Avlanan hayvanların avladıklarına baktığımızda sürü içerisinde hasta ve zayıf hayvanları avlamak suretiyle doğal bir temizlik sağlanır. Burada kesinlikle bir adaletsizlik ve haksızlık yoktur. Ekolojik yaşamın devam etmesi için sistemin bu şekilde işlemesi gerekir. Yani sizin tabirinizle eko-denge  korunmuş olur.

    Avcıların bu süreç içerisindeki rolünü ele alırsak, günden güne tahrip olan yaban hayatını korumak adına çok önemli roller üstlendiklerini görmekteyiz. Her yıl ödedikleri vergi ve harçlarla, trofe avları dediğimiz yasal izne tabi avlar için ödedikleri katkı payları ile yaban hayatı için ciddi manada bir gelir sağlamak suretiyle gelecek nesiller için temiz bir yaban hayatı bırakmaya gayret göstermektedirler. Avcıları dışarıdan lanse edildiği gibi eli silahlı katliamcı bir grup olarak görmek mümkün değildir.

    Bitlistespor.com : Şerif bey, ilimizin spor tarihi incelendiği vakit, geçmişte ilimizde ve ilçelerimizde Atıcılık ve Avcılık spor kulüpleri varmış.Fakat şimdilerde ise böyle  bir örgütlenmenin olmadığını, olması içinde bir gayretin sarfedilmediğini görüyoruz. Sizce bu sporumuz hatta bu kültürümüz yavaş yavaş yok mu oluyor? Nedir? Bizleri kısaca bilgilendirir misiniz?

    Şerif Kızıltaş : Evet maalesef bu gelişmeler bizleri de üzmektedir. Öncelikle her kültürde olduğu gibi avcılık kültüründe de bir yozlaşmanın olduğunu üzülerek izlemekteyiz. Avcılık bir yaşam biçimi, bir yaşam felsefesidir. Ava gitmenin, avlanmanın, av arkadaşlığının, av sohbetinin kendisine has bir üslubu vardır. Av arkadaşı can yoldaşı demektir. Gerektiğinde av arkadaşı için hayatını bile tehlikeye atmaktan çekinmeyecek bir bağla bağlanır bu arkadaşlık. Geçmiş yıllarda bireysellikten öteye örgütsel bir yapılanma söz konusu idi. Televizyonun olmadığı, arabaların sınırlı sayıda olduğu ve grup halindeki hareketlerin çok daha yoğun olduğu dönemlerde avcılık ve atıcılık klüpleri çok revaçtaydı. Avcılar bu klüplerde bir araya gelir, av anılarını paylaşır ve gelecek av programı ile ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulunurlardı. O zamanlar terör hadisesi bugünlerde olduğu gibi yaygın değildi, insanlarda mayın ve terör korkusu yoktu ve avlanacak hayvan sayısı da çok fazla idi. Bununla beraber yasalarımız da yaban hayatı ile ilgili sınırlamalar yoktu. Dolayısıyla av ve yaban hayatı ile ilgili yapılacak çok fazla şey yoktu. Yapılacak tek şey av organizasyonu yapmak ve avlanmaktı. Maalesef günümüzde böyle değil. Av ve yaban hayatı çok ciddi tehlikelerle karşı karşıyadır. Özellikle av hayvanlarının neslinin tükenmesi ve koruyucu önlemlerin alınmaması gelecekte çok ciddi sorunları da beraberinde getirecektir. Asıl şimdi avcıların bir araya gelmesi, klüplerini aktif hale getirmesi ve yaban hayatı için önlemler almaları gerekmektedir. Çok üzülerek ifade edeyim ki, ilimizde bu konuda resmi yetkililer dahil tek bir kişi bile bu bilince sahip değildir. Avlanmak isteyen insanlar kendi arabalarına binerek yanlarına da bir iki kişi ile ava çıkmakta ve paylaşım adına herhangi bir faaliyette bulunmamaktadırlar. Grup etkinlikleri yavaş yavaş yok olmaktadır. İnsanlar klüplere sadece daha az vergi ve harç ödemek için üye olmaktadırlar. Burada öncü görevini yapacak insanların ortaya çıkması gerekir ve özveri ile çalışarak örgütlenmeye yardımcı olarak bu kültürün devamı için adımların atılması gerekmektedir.



    Bitlistespor.com : Sayın Kızıltaş İlimizin doğası ve ilimizin bu doğasının Avcılık sporu için yatkınlığı ile ilgili bizleri kısaca bilgilendirir misiniz?

    Şerif Kızıltaş : İlimizin coğrafik yapısını inceleyecek olursak büyük çoğunluğunu dağlık bir alanın oluşturduğunu görmekteyiz. İlçelerimizle birlikte bu doğal yapı av sporu için uygun bir arazi yapısını oluşturmaktadır. Hizan ilçemizin coğrafik yapısı diğer ilçelerimize göre daha zengin bir avlak yapısına sahiptir. Mutki ve Hizan ilçelerimizin sarp bölgelerinde geçmişte dağ keçilerinin yaşadığını bilmekteyiz. Güroymak, Ahlat, Adilcevaz ilçelerimizde kekliğin yanı sıra bıldırcın, ördek gibi av kuşları avlanmaktadır. Yine Ahlat ve Adilcevaz ilçelerimizde şu anda soyu tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan Toy adı verilen kuş türü yaşamaktadır. Ve maalesef etkin bir koruma yapılamadığı için kaçak olarak avlanıldığını duymaktayız. Çevre ve orman bakanlığının ilgili birimlerinin ve kolluk kuvvetlerinin bu konuda biraz daha hassas olması gerekir.

    Bitlistespor.com : Sayın Kızıltaş bu sporu yaparken bu sporumuzun sürdürülebilmesi için alttan birilerinin yetişmesine de yardımcı oluyor musunuz? Yoksa bir süre sonra  bu doğa sporumuz daha doğrusu bu doğa kültürümüz tamamen bitecek mi?

    Şerif Kızıltaş : Şu anda çevremizdeki insanların bilinçlenmesi için çabalarımız devam etmektedir. Gerek avlaklarda gerekse günlük yaşantımızda yaban hayatı ve av kültürünün devamı için çevremize örnek olacak davranışlar sergilemekteyiz. Kuş gribinin gündemde olduğu dönemlerde öğrencilerimle birlikte görev yaptığım bölgede halkı bilinçlendirme çalışmaları yaptık. Bu amaçla SAYHAD, Türkiye Avcıları Grubu ve Çevre ve Orman Bakanlığının koordine ettiği afişle bilgilendirme çalışmasında aktif görev aldık. Birlikte ava gittiğimiz arkadaşların avcılık kültürünü tam olarak yaşamaları için elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. Memleketimiz için aynı şeyleri söylemem mümkün değil. Fakat şunu ifade etmek isterim ki, ilimize görev için geldiğim andan itibaren av ve yaban hayatı için yapılması gereken ne varsa öncülük yapmak suretiyle bunu gerçekleştirmek için elimden gelen bütün çabayı göstereceğim. Örgütlenmeyi tamamlayıp gerekirse belirli bölgeler için yeniden doğaya salım çalışmaları yaparak eski günlerde olduğu gibi av sporunun gündeme gelmesi içim emek sarfetmekten mutluluk duyacağım.



    Bitlistespor.com : Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

    Şerif Kızıltaş : Aslında bu konuda o kadar çok söylenecek söz var ki ama sınırlı zamanımıza da uymak zorundayız. Biz yaban hayatı sevdalılarının dilinde dolaşan bir sözü sizinle paylaşmak isterim. “Biz yaban hayatını babalarımızdan miras almadık, çocuklarımızdan emanet aldık”. Bu söz bizim yaban hayatına duyacağımız saygıyı, onu korumak için göstereceğimiz özeni ifade etmektedir. Bizler de geleceğimiz adına bu emanete sahip çıkmalıyız. Avcılık kültürü bizim yaşantımızda önemli bir yere sahipken gün geçtikçe erozyona uğradığını görmekteyiz. Buda bizleri derinden etkilemektedir.

    Bitlistespor.com: Sorularımızı içtenlikle yanıtladığınız için teşekkürler sayın Kızıltaş.

    Şerif Kızıltaş :
    Böylesine önemli bir konuda benim görüşlerime yer verdiğiniz için asıl ben teşekkür ederim. Ve sitenizin ilimiz spor etkinliklerine yaptığı katkıları memnuniyetle takip etmekteyim. Size çalışmalarınızda başarılar diler ve katkılarınızdan dolayı teşekkür ederim

    Bu röportaj 1039 kez okundu
    Yorum Yaz
  • Yükleniyor...
    YAZARLAR Tümü
    Serdar Durer 8 Mart Dünya Kadınlar Günü
    Necmi Yelkikanat Gözyaşları, güçlü bir isteğin oklarıdır…
    Av. Kadir KÖSTEKÇİ Hukuk Devletinden Yargıçlar Devletine (1)
    Şerif Kızıltaş SİYASETİN GERÇEK YÜZÜ
    Prof. Dr. Ahmet Ruhi Mermut ÖZGEÇMİŞ
    Mehmet Sait Durer Yumurta Beyinliler
    Faruk Okuyucu Türkiye'de Deprem Gerçeği
    Faik Tarımcıoğlu Poğan Söyleşileri
    Prof.Dr. Abdulkadir Işık Her Konuda Toplumsal Uzlaşma: Muhafazakar İstekler Laik Kaygılar
    Cahit Zülfikar İnanç Turizm Altın Üçgeni
    Azmi Gündoğdu Tarihten Geleceğe: Bir Bitlis Projesi
    Prof. Dr. Kenan Arınç ÖZGEÇMİŞ
    GAZETE MANŞETLERİ
    SON DAKİKA
  • Bitlis'te Gülen Hoca Efendinin Kürtçe
  • Tatvan'da Tuzda Tavuk Yemeğine Büyük İlgi
  • Bitlis Belediyesi Sesimize Kulak Verdi
  • Proje Hazırlama Kursu Tamamlandı
  • Yıldırım Nine ve Torununu Vurdu
  • Öğretmenler Arası Futbol Turnuvası Sona Erdi
  • Fevzi Taşdemir Göreve Başladı
  • Salcano Adilcevaz Dağ Bisikleti Yarışları
  • Servet Zülfikar Bitlis Tv'nin Konuğu Olacak
  • SON DAKİKA!!! Tatvan'da PKK'ya Ait 3 Sığınak
  • SON DAKİKA!!! 7. Kattan Düştü Burnu Bile
  • Suya Düşen Telefona Pirinç Tedavisi
  • Heyelan Sebebiyle Kapanan Köy Yolları 3 Gün
  • Beşminare Akademi Yönetiminden İşkur
  • Fünyeyle Patlatılan Çantadan Giysi Çıktı
  • Bitlis'li Öğrenciler Usta Mehterancıları
  • Bitlis'te Nisan Ayında Karla Mücadele Sürüyor
  • 2. Bitlis Kent Kurultayına Çağrı
  • Toplu Sözleşme Memur-Sen’in Zaferidir
  • Beşminare Akademi Aylık Olağan Toplantısını
  • FOTO GALERİ Tümü

    • Canlı kalkanlara saldırı: 2 ağır yaralı

    • Van Gölünün Gemileri

    • Bitlis Derneği TRT'de

    • Çığlık Atıyorlar: Donuyoruz!

    • Spor Yazarı Serdar DURER Spor Konferansı

    • Demete Linç Girişimi

    • Halı kenarına tutunan bir baba oğul…

    • Adilcevaz'da Kot Atölyesi Faaliyete Başlayacak

    • 2010 Van Akdamar Ermeni Ayini

    • MKM 20. YIL

    • 'Darbe' 31 Yaşında

    • Bitlis Kalkınma Vakfı’nın Genel Kurulu Yapıldı…
    ÖZEL HABER
  • Bitlis Belediyesi Sesimize Kulak Verdi
  • Proje Hazırlama Kursu Tamamlandı
  • Yıldırım Nine ve Torununu Vurdu
  • Öğretmenler Arası Futbol Turnuvası Sona Erdi
  • Fevzi Taşdemir Göreve Başladı
  • Salcano Adilcevaz Dağ Bisikleti Yarışları Sona Erdi
  • Servet Zülfikar Bitlis Tv'nin Konuğu Olacak
  • 2. Bitlis Kent Kurultayına Çağrı
  • Toplu Sözleşme Memur-Sen’in Zaferidir
  • Beşminare Akademi Aylık Olağan Toplantısını Gerçekleştirdi
  • HAVA DURUMU
    ANKET
    Anket Sonucu Tümü

    Tatvan Belediyesinin 2011 Çalışmalarını nasıl buldunuz ?

    VİDEO GALERİ Tümü

    • Van İçin Yeni Şeyler Söylemek Lazım...

    • Kültürlü Olan Kazanır !

    • 'Darbe' 31 Yaşında

    • Vanda Ermeni Ayini Yapılıyor.

    • Ne Güzeldir Bitlis Tatvan - Gürhan ÖTÜN

    • Kürtçe Çanakkale Destanı

    • 60'lı yıllarda Bitlis Folklor Ekibi

    • Bitlis Yemekleri

    • "Canlı Kalkan" Orantılı Güce Dayanamadı

    • Bitlis'te Mobeselere Takılan Görüntüler

    • TSK'dan Hava Saldırısı

    • Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu'nun desteklediği…
    NAMAZ VAKİTLERİ
    ARŞİV
    Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Künye | İletişim | Sitene Ekle | Reklam| RSS 2.0 2012 © Copyright © Bitlishaber.net

    Yazılım: Haber-Sistemi