|
SON DAKİKA
Tatvan'da Kış Manzaraları Sunumu
Kürtçe Kitaplara Yoğun İlgi Gösteriliyor
Düşen Kayalar Vatandaşı Korkutuyor
Maşuk Ustadan Tuzda Tavuk Yemeği
1 Mayıs ve Tekel İşçileri
Serdar Durer serdardurer@bitlishaber.net
Son yıllarda 1 Mayıs bana sınıf hareketinin bilinçlendiği ve özelikle TEKEL işçilerinin Ankara’da 78 gün süren direnişinin ortaya çıkardığı birikim geliyor aklıma. Bu birikim, 2010 1 Mayıs’ı öncesi işçi hareketi ve sendikal hareketin çalışmalarına mal edildiği oranda, 1 Mayıs’ın tarihsel ve güncel amaçlarına ve anlamına uygun biçimde kutlanmasının en önemli dayanaklarından birini oluşturmaktadır. Amerikalı sermaye sahipleri 1874 yılında dört eyalette ücretleri kısıtlayınca işçiler bu kararı protesto etmiş ve direniş kararı almışlardı. 13 Ocak günü New York'ta kitlesel bir gösteri düzenlenmiş, on binlerce işçi yasaklanmasına rağmen Tompkins alanını hınca hınç doldurmuşlardı. Düşük ücretleri protesto eden işçiler Amerikan ulusal muhafız ve atlı polis birlikleri tarafından saldırıya uğramışlardı. Saldırı sonucu pek çok işçi yaralanmış ve tutuklanmıştı. İşte tüm bu olaylar karşısında Amerikan işçi sınıfı örgütlü bir güç olarak burjuvaziye karşı çıktı. Amerikan işçi sendikaları New York, Chicago, Kalifornia ve diğer sanayi şehirlerinde eyleme geçtiler. Ogün bugündür emekçiler haklarını sendikal mücadeleyle devam ettirmektedirler.
16 Şubat 2008’de Ankara-Kurtuluş’ta ki Özelleştirme idaresinin önünde yapılan tekel işçilerinin eylemi her hatırlayışımda film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor. Bitlis’ten yola çıkan kafile yoğun hava muhalefeti nedeniyle Kayseri’den geri dönmüştü. Kurtuluşta hava o kadar soğuktu ki akan burnumun suyu buz tutuyordu. Ayaklarım o kadar üşümüştü ki, uyuşmuş ve varlığını hissedemez olmuştum. Ama bir yanımda Yücel ağabey (Yücel Oto), diğer yanımda Nahit ağabey (Nahit Bağoğlu) ve Muzaffer ağabey (Muzaffer Etik) vardı. Miting otobüsünde ise Ankara Milletvekili Bitlisli hemşerimiz Tekin Bingöl vardı. Bitlis kafilesi gelememişti ama Bitlis tabiri ile teşkilat yine tamamdı.
İnsanın insanı sömürmediği ilkel komünal toplumdan kapital düzene geçiş emeğin üretenlere yabancılaştığı, üretim araçlarına sahip egemenler tarafından diyebiliriz ki gasp edildiği sınıflı toplumlarda egemenlerin zoruna karşı emekçilerin direnişi tarihe damgasını vurmuştur. Tekel işçileri, özelikle Bitlisli Tekel işçileri 78 günlük Ankara direnişleri ile tarihe damgalarını vurmuş, Proletaryanın devrimci tarihsel misyonunu layığı ile ifa etmişlerdi…
1891'de Brüksel'de toplanan 2. Enternasyonel tüm Dünya’da 1 mayıs'ın kutlanması için kesin karar aldı. 1891 yılından beri 1 mayıs işçi sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma günü olarak kabul edildi. 120 yıldır işçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs, tüm Dünya’da emekçilerin haklarını savundukları, taleplerini ortaya koydukları ve bulundukları kentlerin en büyük meydanlarına ve alanlara taşıdıkları gündür. 1 Mayıs işçi bayramı 1905 yılından bu yana da ülkemizde kutlanmaktadır.
İşçi hareketi Enternasyonal bir harekettir. Çeşitli uluslararası örgütlerin zaman zaman bir araya gelip işçi hakları üzerine çeşitli çalıştaylar yapmaktadırlar. Son yıllarda ülkemizde işçi hakları konusunda hükümet de duyarlılık göstermiş önemli iyileştirmeler yapmıştır. Fakat Tekel işçileri konusunun bu aşamaya gelmesinde ise sendika üst temsilcilerinin çeşitli sivri ve tahrik edici çıkışlarının bu duruma gelmesinde etkilerinin olduğunu düşünmekteyim.
Zaman zaman Tekel işçileri ile bir araya gelip bu konuları istişare ediyoruz. Özelikle Resul dayımla (Resul Karatay) birçok konuda anlaşamayız fakat anlaşabildiğimiz nerdeyse tek konu olduğu için özelikle sohbetimiz de bu konu olmaktadır.Ankaradaki direniş döneminde Tekel işçilerinin çoğu zaman yanlarında oldum. Dayım Resul’ün ölüm oruçlarına girdiği anları asla unutamam. Defalarca konuyu kaleme aldım. O dönemler Ankara’da Gazi Üniversitesi Spor Akademisinde öğrenci idim. Bir basın kurumunun da temsilcisi idim. Defalarca kaleme almakla kalmayıp, Defalarca da haber yaptım. Netice beklendiği gibi olmasa da verilmiş mücadele herkesin tesellisi oluyor. Tekel işçileri Bitlis tabiri ile “valla biz elımızdan geleni yaptoh ama olmedi, ne yapah” demeleri konunun özetidir.
Birkaç gün önce Skturk’te Enver Aysever’in konuğu olan Yücel Oto’nun konuyu harika bir üslupta özetlediğini gördüm. Kendisini yürekten kutluyorum. Merak edenler Oto’nun Facebook sayfasından yada benim sayfamda da paylaştım izleyebilirler.
İşçi bayramı aslında satırlara sığacak bir konu değil, taksim meydanında yaşananlar, idam edilen emekçiler, kapital düzene karşı çıkıp bunu ifade eden ve hapishanelerde çürütülen insanlar ve daha bir sürü şey…
Tüm İşçilerin, Emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı Kutlu Olsun…
Bu makale 1922 kez okundu Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|
|